![]() |
Güçlü mizaçlı bir kadın olmak hiç de kolay değil sevgili okur. Çok yoruluyorsun ve senden daha uyanık hemcinslerinden sürekli gol yiyorsun.
Açalım mı?
|
Kadın doğası gereği güçlü bir canlıdır. Düşünsene karnında
sıfırdan yaşam oluşturan, sıcakta, karda o yaşamı karnında taşıyıp büyüten bir
canlının doğada zayıf olabilme şansı nedir? Kadın güçlüdür.
Çalışır, gelişir,
geliştirir, büyür, büyütür, yaşar yaşatır, çekip çevirir. Kadın zekidir, 10
parmağında 10 marifettir. Aklında 40 tilki gezdirir.
Bazılarımız bu gücü inkar etmez. Aksine bu güçle gurur
duyar, bunu saklamaz. Başının çaresine bakar. Bazılarımız daha uyanık, daha
sinsidir. ‘Yapamıyor’ gibi yapar, ‘bilemiyor’ gibi yapar. Bir yandan erkeğin
egosunu okşar, ona ‘ihtiyaç duyulan, güçlü, er kişi’ duygusunu yaşatır, bir
yandan da (ve bu vesileyle) adamı it gibi çalıştırır, uşak gibi kullanır.
Ben bu modele çok gıcığım sevgili okur. Öyle olamadığım için
bu ‘zayıfmış’ gibi yapıp beraber olduğu adamı etrafında ve hatta avucunun
içinde döndüren kadına çok gıcığım.
Uzun zamandır göz kapağımda oluşmuş bir kistin alınması
gerekiyordu ama ayağımı sürüyordum.
Nihayet bir başka doktorla daha görüşmeye
karar verdim (sadece görüşmeye) ve oğlumla annemi aldığım gibi hastaneye
gittim.
Hastanede durum şöyle; annem hasta eli kolu kalkmıyor, sırf
oğlumun da göz kontrolü var ben diğer doktordayken o Atahan’ın başında
durabilsin diye yanımızda, bademcikleri şiş, perişan. Atahan’ın ertesi gün
sınavı var, elinde benim telefon okulistik diye bir program var, oraya
bağlanmış test çözüyor... Durum bu...
Doktor: Bunu çok
da bekletmemek lazım çünkü enfeksiyona çok açık, bunu almak lazım artık
gözünüzden
Ben: Valla?
Doktor: Bakın
şuraya dokunduğumda acıyor değil mi?
Ben: Evet
Doktor: Oradan
şişmeye başlıyor yine, belli ki irite olmuş tekrar bu bölge, bunu almak lazım
artık, başınıza iş açacak.
Ben: Alalım o
halde ama yani nasıl olacak?
Doktor: Yukarıda
müdahale odası müsaitse sizi oraya alıp sterilize etsinler, ufak bir operasyon,
24 saat kapalı kalacak gözünüz. Sonrasında damlalarınızı kullanacaksınız. Bir
hafta sonra tamamen geçecek.
Ben: Peki madem
Doktor göz kapağımı içten kesip kisti aldıktan sonra (ben
hala yatıyorum yalnız, daha kalkmamışım):
Doktor: Şuraya
basıyorum kanamayı durdurmak için, bir miktar morarma olabilir, endişe etmeyin
Ben: Peki
Doktor: Şimdi
gözünüzü kapatıcam
Ben: Nasıl?
Doktor: Sterilize
edip bandajlıycam
Ben: E araba
nasıl kullanıcam?
Doktor: Nasıl
yani? Araba mı kullanıcaksınız?
Ben: Arabayla
geldim
Doktor:
Gözünüzden ameliyat oldunuz Mehtap Hanım, eşinizi arasak?
Ben: Yok şimdi
manasız yere onu meşgul etmeyelim, şöyle yapalım, siz benim gözümü sterilize
edin, bandajı bana verin, nasıl kapatacağımı tarif edin, ben eve gideyim bi,
kendim bantlarım evde.
Doktor: Ciddi
misiniz?
Ben: Evet yav?
N’olucak ki?
Doktor: Kimse
madalya takmayacak. O olmayacak mesela
Ben: ahahahahaa
madalya bekleyen kim ayol
Yolda arabayla dönüyoruz. Annem arkada “pes yani Mehtap,
valla pes” diyor. Oğlum yanda “Anne valla az manyak değilsin” diyor sırıtarak.
Benim bir gözden az kan sızıyor yanağıma ama görüyorum en azından, diğer göz
faltaşı gibi açık... Bu arada o hastaneden eve dönüşü tam kestiremediğimden yol
bilgisayarıyla dönüyorum bir de...
Sarhan: Rahat
geldin mi bari
Ben: Eh, yani,
geldik işte sağ salim
Sarhan: İyi,
aferin, ne yiyoruz?
Ben: Çok şanslı
bir adamsın sen benimle evli olduğun için
Sarhan: Biliyorum
onu
Ben: İyi bari
Madalya gelmedi evet, madalya bekleyen de yok zaten. Konu
madalya değil çünkü. Konu kendine yakıştıramamak eziklenmeyi, güçsüzlüğü,
zayıflığı, muhtaçlığı. Konu kuyruğu dik tutmak. ‘Hallederim’ demek, ‘bişi
olmaz’ demek, konu dik durmak, sızlanmamak, mızmızlanmamak...
Benim gibi kadınların sorunu kendini her daim güçlü olmak
zorunda hissetmeleri.
O yüzden kendini hiç yormadan ‘ay ben yapamıyorum, sen
hallet’ kadınları var ya, çok gıcığım onlara.
Yalan söylüyorlar beyler.
Her şeyden haberleri var, her şeyi biliyorlar, her şeyi
yapabilirler. Sadece size yaptırmak işlerine geliyor.
Bunu bilin.
Bana güvenin.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder